Abdullah Türkmen'in yazısı...
Eskiden Elmalı’da ulaşım nasıldı?
Bugün konforlu arabalarımızla Antalya’ya gidiş süremiz bir saatin biraz üzerinde… Dolmuşla bu süre bir buçuk saatin üzerinde…
Elmalı-Korkuteli’ne kadar tek yön seyrederken, Korkuteli’nden sonra duble yolda rahat bir şekilde ulaşımımızı sağlayabiliyoruz.
Hatta bazen şikayet bile ediyoruz, ‘Bu yol niye bu kadar uzun?’ diye…
Elmalı-Korkuteli yolunun çift yön olması için bekliyoruz.
Peki hiç düşündünüz mü?
Yıllar önce insanlar bu yolu nasıl kat ediyordu?
Hangi zorlukları yaşıyorlardı?
İsterseniz, bugün de nostalji yapalım ve geçmişe bir göz atalım.
Mesela, Elmalı’dan Alanya’daki bir davaya giden avukatın üç günlük yol planı yaptığını duyduğumda çok şaşırmıştım.
Bugün artık en modern otobüs; olmadı uçak yolculuğu ile istediğimiz yere kolayca ulaşıyoruz.
Elli altmış yıl öncesine kadar Elmalı’dan bile Antalya'dan ulaşmak zorlu bir yolculuk ile olurdu.
Bu yolculuk çoğu zaman arkası örtülü posta kamyonları ile yapılırdı.
Yolcular orada eşyaları üstüne otururdu.
Antalya’dan Korkuteli’ne ve Elmalı’ya gitmek gerçekten de büyük bir dertmiş.
Eskilerden dinlediğime göre bu yolculuk on saatten fazla sürermiş.
Fakat Finike'ye deniz yoluyla 10-100 tonluk yelkenlilerle gitmek her zaman daha rahatmış.
Kimi zaman Elmalı’ya gelmek isteyenler 10 saatlik yolculuk yerine Finike’ye gidip, oradan da Elmalı’ya çıkmayı tercih edermiş.
Düşünebiliyor musunuz yaşanan zorluğu?
Elmalı içinde ve yakın köyler arası taşımacılıkta çoğunlukla deve kullanılırmış.
Şehrin içinden buğday yüklü develer, su taşıyan eşekler, katırlar geçermiş.
Cumhuriyet'in ilk yıllarına ait sayımlara göre, 58 bin at, 34 bin eşek ve 8 bin deve, Antalya'da ulaşımda kullanılıyormuş.
Bunların büyük bir bölümünün Elmalı bölgesinde olduğuna dair kayıtlar mevcut.
Antalya'da develer için park yeri bile yapılmıştı.
Develik denen bu yer, bugünkü Değirmenönü Caddesi'nde Antalya 2000 binasının batısında, şimdiki otoparkın olduğu yermiş.
Develer dışında taşıma işleri 'tek araba' ya da 'tokmak araba' olarak adlandırılan iki tekerli at arabaları ile yapılırmış.
Amma velakin bu iki tekerli at arabaları sadece zengin üreticilerde bulunurmuş.
Bunları tek at çekermiş ve şimdiki yük taşımaya yarayan kamyonetlerin yaptığı işi, o zamanlar bu at arabaları yaparmış.
Elmalı’da dönemin ağalarının faytonları varmış mesela… Bu faytonlar şehrin içerisinde ve bahçelere giderken kullanılırmış.
Amma velakin daha çok at arabaları kullanılırmış.
Kısa mesafelere yük at arabasıyla taşınır, bazı aileler birkaç sokak öteye taşınacaklarsa, ev eşyalarını at arabasına yüklerlermiş.
Antalya’da yolculuk işlerini ünleyen tellallar varmış mesela…
Bunlar Antalya'dan kalkacak arabaların anonsunu yaparmış. Tabii o zaman elektrik yok, megafon yok; sadece ellerindeki tenekeden yapılma konik ses büyüteçleri ile bağırırlarmış: "İstanaz'a, Elmalı’ya bir kamyonet, cuma namazından sonra hareket edecektir. Yolcudan yüke, pullu mektuptan, her kim gidip gelmek isterse ....... Bey'e müracaatları!"
Bu anons gerektikçe tekrarlanırmış. Sık sık anonslar yapılır ama koca bir haftada, 16 kişi bir araya gelemez, araba dolmazmış.
Elmalı’ya giderken deve ile merkeple, yaya olarak gidenlere çokça rastlanırmış. Yani yolcu çok, yolcuda arabaya verecek para yoktu.
Elmalı ve Korkuteli'ne yapılan yolculuklar tam bir macera imiş.
Otobüsler kamyon kasasından bozma şeylermiş.
Bunlardan başka taksiden büyük 16 kişilik kaptıkaçtı denilen 'Balatalı Ford' Amerikan arabaları varmış.
Bunlar saatte en çok 30-40 km hız yaparmış.
Antalya'dan çıkan böyle bir araba, 6-7 saatte Korkuteli'ne varırmış.
Bu arabalar yolda sık sık arıza yapar, rampalarda radyatörleri su kaynatırmış.
Radyatörün eksilen suyunu tamamlamak için arabanın arkasında bir teneke de su bulundurulurmuş.
Elmalı'ya giderken, yoldaki Seğircek Beli'nde yolcular arabadan indirilerek, arabanın hafiflemesi sağlanırmış.
Çoğu zaman yolcular indirilmesine rağmen, sıcak havalarda motor şişer, araba yine çekmez, yolculardan "Biraz itiverin de, çıkalım" diye yardım istenirmiş.
Manzarayı düşünebiliyor musunuz?
Çok değil, bundan 50 yıl önce…
Bugün Elmalı’dan Antalya’ya inerken ‘Bu yol da çekilir mi arkadaş?’ derken bu yazdıklarımı düşünün lütfen…
Geçmişte 10 saatte Antalya’ya inerken veya Antalya’dan Elmalı’ya çıkarken, bugün son model lüks arabalarımızda şikayet etmekten vazgeçelim.
Alıntı Elmalı Gündem Gazetesi 2016

Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk’ün CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçmesinin beklendiğine ilişkin haberler ilçede yeni bir siyasi tartışma başlattı. Öztürk’ün siyasi kariyerindeki parti değişikliklerinin yanı sıra, 2020’de eski makam şoförünün ortaya attığı ve Öztürk’ün reddettiği özel hayata ilişkin iddialar da yeniden gündeme taşındı.
Antalya’nın Elmalı ilçesinde sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir gelişme yaşandı. Elmalı Devlet Hastanesi’nin hekim kadrosuna Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İsmail Latifaci katıldı.
Antalya’da düzenlenen 674. Tarihi Elmalı Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde şampiyon Orhan Okulu oldu. Finalde Osman Kan’ı mağlup eden Okulu, Elmalı’da 7. kez başpehlivanlığa ulaşarak tarihi başarısına bir yenisini ekledi. Başaltı, Büyük Orta ve Küçük Orta boylarında da birinciler belli oldu.
2027 Antalya 675. Tarihi Elmalı Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin ağalık ihalesini 48 milyon 77 bin liralık teklifle Hakan Çetin kazandı. Böylece Çetin, 671, 672, 673, 674 ve 675. Elmalı Güreşleri’nin ağalığını üst üste üstlenerek tarihi bir başarıya daha imza attı.
CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nin 8. etabı olan 674. Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri’nde başpehlivanlık finalinin adı belli oldu. Orhan Okulu ile Osman Kan, 6 Eylül 2026 Pazar günü Elmalı’nın başpehlivanı olmak için er meydanına çıkacak. Orhan Okulu 7. Elmalı zaferini, Osman Kan ise ilk Elmalı başpehlivanlığını hedefliyor.
CW Enerji Yağlı Güreş Ligi 8. etap mücadelesi kapsamında düzenlenen 674. Elmalı Yağlı Güreşleri’nde yarı final heyecanı yaşanıyor.Canlı yayın Trt Spor da